Avrupa mutfağının etkilerinin yoğun olarak görüldüğü Güney Afrika ülkelerinde, başta mısır olmak üzere sorgum, darı, buğday ve pirinç bazlı gıdalar ön plandadır. Birçok ülkede olduğu gibi Güney Afrika ülkelerinde de ekmek önemli bir yere sahiptir. Özellikle tam buğday ekmeği ve mısır ekmeği beğenilerek tüketilir ve ana yemeklerin yanında sıklıkla servis edilir. Makarna tüketimi ise bölgeye yerleşen İtalyanların etkisi ile oldukça yaygınlaşmıştır. Tatlı tüketiminde, meyvelerin doğal olarak yetiştirildiği Güney Afrika’da çeşitli çörekler ve hamur tatlıları ilk sırada gelen seçeneklerdir.
![tuketim[1]](/assets/img/uploads/2014/12/tuketim1.png)
Güney Afrika, sahip olduğu beslenme biçimleri açısından oldukça zengin bir bölgedir. 17. yüzyıldan itibaren Hollandalılar ve Fransızlar başta olmak üzere, bölgeye yerleşen çeşitli Avrupalı göçmenler, beraberinde getirdikleri yemek kültürleri ile Güney Afrika mutfağını renklendirmişlerdir. Bugün ise ilk kez Avrupalı göçmenlerle bölgeye gelen mısır ve buğdayın, Güney Afrika mutfağında geleneksel bir yer edinmiş olduğunu açıkça görebiliyoruz.
Güney Afrika mutfağı incelendiğinde, ekmek tüketiminin önemli bir yeri olduğu görülmektedir. Özellikle tam buğday ekmeği ve mısır ekmeği beğenilerek tüketilir ve ana yemeklerin yanında sıklıkla servis edilir. Makarna tüketimi ise bölgeye yerleşen İtalyanların etkisi ile oldukça yaygınlaşmıştır. Tatlı tüketiminde, meyvelerin doğal olarak yetiştirildiği Güney Afrika’da çeşitli çörekler ve hamur tatlıları ilk sırada gelen seçeneklerdir.
Avrupa, Amerika ve çeşitli Asya ülkelerine kıyasla, et tüketiminin tahıl ve bakliyatların gerisinde kaldığı Güney Afrika’da ekmek, makarna ve bisküvi gibi beslenme ürünlerine duyulan ihtiyaç da her geçen gün artmaktadır. Aynı şekilde Avrupalı yerleşimcilerin kahve ve tatlı kültüründen etkilenmiş olan Güney Afrika ülkelerinde, çikolatalı, meyveli ve yöresel tatlarla hazırlanan kekler ve hamur tatlıları oldukça beğenilmektedir.
GÜNEY AFRİKA CUMHURİYETİ’NDE
EKMEK, MAKARNA VE BİSKÜVİ
Birçok kültüre ev sahipliği yapan Güney Afrika Cumhuriyeti’nin özellikle Hollanda ve Fransız mutfağından etkilendiğini söylemek mümkündür. Farklı bölgelerinde farklı beslenme alışkanlıklarının gözlendiği ülkede, yemekler çoğunlukla siyah ekmek dediğimiz tam buğday ekmeği ile servis edilir. Ülkenin hemen hemen her yerinde geleneksel tatlarla harmanlanarak pişirilen siyah ekmek, Güney Afrika’nın her geçen gün artan buğday ihtiyacının de temelini oluşturur.
Güney Afrika’nın beslenme kültüründe bir diğer önemli gıda ise mısırdır. Beslenme alışkanlıklarının giderek pratikleştiği şehirlerde, kahvaltılar için mısır ve yulaf gevreğinin en çok tercih edilen gıda olduğunu söyleyebiliriz. Kırsal kesimde ise bunların yerini yulaf çorbası, mısır lapası gibi yemekler alır. Güney Afrika’da buğday, mısır, yulaf gibi tahıllardan yapılan ezme ve lapaların başlı başına bir yemek çeşidi olduğunu belirtmekte fayda var.
Makarna tüketimi, bölgeye yerleşen İtalyanlarla birlikte hızla yayılmıştır. Uzun raf ömrü ve kolay pişirimi ile her geçen gün daha çok talep görmektedir. Dünyaca bilinen, çeşitli soslarla yapılabilen makarna, Güney Afrikalıların da severek tükettikleri yemeklerden biridir. Tüketimdeki bu artış ithalata da yansımıştır. Örneğin; Güney Afrika Cumhuriyeti’nin Türkiye’den ithal ettiği makarna miktarının her geçen yıl arttığına işaret eden Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre; 2009 yılında 1,745 ton olan ithalat miktarı, 2010 yılında 3,376 tona, 2011 yılında ise 4,534 tona ulaşmıştır.
Ülkenin tüketim alışkanlıklarında, sütlü ve hamurlu tatlıların da önemli bir yeri vardır. Örneğin; un ve mısır nişastası kullanılarak yapılan sütlü tatlı “milk tart” oldukça popülerdir. Bunun yanı sıra tereyağı, un, şeker, yumurta ve kabartma tozu ile hazırlanan hamur topları, krema ve tarçınla tüketilir. Kremalı hamur topları da oldukça beğenilen tatlılardandır. Hamur toplarının Güney Afrika mutfağında sıklıkla kullanılması dikkat çekicidir. Dünyanın diğer birçok noktasında da sevilen hamur topları, şekersiz olarak, et ve sebze ile servis edildiğinde sevilen bir ana yemek halini almaktadır. Böyle bir ana yemek ise genellikle siyah ekmek, bezelye, mısır ya da fasulye ile servis edilir.
NAMİBYA’DA EKMEK, MAKARNA, BİSKÜVİ
Güney Afrika’nın tümünde görülen kültürel çeşitlilik Namibya’da da kendini göstermektedir. Namibya mutfağının hem yerli kültürden hem de özellikle Alman ve İngiliz mutfağından lezzetlerle harmanlandığını görebiliriz.
Sömürge dönemiyle birlikte gelişen geleneksel tarım, Namibya mutfağında tahıl kullanımını da artırmıştır. Bugün bile geleneksel sayılan mısır lapası, buğday ekmeği ve hamur köfteleri, aslında sömürge dönemiyle yerleşmiş beslenme alışkanlıklarıdır.
Namibya’nın ekmek tüketiminde Güney Afrika Cumhuriyeti’ndekine benzer bir kültür görülmektedir. Bazı yöresel tekniklerle pişirilmiş ekmeklerin Namibya mutfağında önemli bir yeri vardır. Namibyalıların “veldt bread” dedikleri tam buğdaydan yapılan ekmek, geleneksel ekmek kabul edilir ve oldukça sevilir. Bunun yanında buharda pişmiş ekmek, sarımsaklı ekmek, biralı ekmek, yağda kızartılmış arpa ekmeği gibi çeşitli ekmek tercihleri göze çarpmaktadır. Almanlar tarafından yaygınlaştırılan “brötchen”, yani küçük yuvarlak ekmekler de oldukça popülerdir.
Namibya’da yarım ya da çeyrek ekmeğin içi oyulup, köri ya da benzer acı soslarla doldurularak satılan “bunny chow” ise oldukça meşhur bir sokak yemeğidir. Ana yemek olarak ise sulu ve etli yemekler, hamur köfteleri, pirinç, fasulye ya da kuskus tercih edilmektedir. Her ne kadar sulu ve etli yemekler çok sevilse de, Namibyalıların beslenme alışkanlıklarında makarna, patates ve pirinç de ana yemek olarak önemli bir yer tutar. Tıpkı diğer Afrika ülkelerinde olduğu gibi Namibya’da da gıda tüketimi etten ziyade tahıl ve bakliyat ağırlıklıdır.
Çeşitli meyveli soslar ve çikolata ile süslenen gözlemeler çok tüketilir. “Mahangu” da denilen ve Hint darısı ile yapılan kurabiyelerin ise Namibya’nın en çok rağbet gören tatlısı olduğu söylenebilir.
ANGOLA’DA EKMEK, MAKARNA VE BİSKÜVİ
Yöresel malzemeler ve farklı kültürlerin beslenme alışkanlıklarıyla harmanlanmış olan Angola mutfağı, Portekiz mutfağından oldukça etkilenmiştir. Bu etkiler neticesinde un, fasulye ve pirinç ile yapılan yemeklerin çeşitli baharat ve soslarla renklendirildiği söylenilebilir. Etli yemekler ise genellikle pirinç ve fasulye ile servis edilir. Güney Afrika’nın genelinde gözlenen mısır, un, patates ve pirinç lapası, Angola’da da tipik bir yemek olarak karşımıza çıkar.
Mısır unu ise yalnızca lapa yapımda değil, Angola’ya özgü, alkolsüz bir içecek olan “kussangua” yapımında da kullanılır.
Ülke mutfağına hiç de yabancı olmayan makarna, Angola’da tüketimi her geçen gün artan bir gıda maddesidir. Makarna ve buğday tüketiminde giderek artan ihtiyacını karşılamak isteyen Angola, Türkiye’nin ihracat yaptığı ülkeler arasında da ilk sıradadır. TUİK verilerine göre, Türkiye’nin Angola’ya 2010 yılında 19,224 ton olan makarna ihracatı, 2011 yılında 50,520 tona çıkmıştır.
Angola, tatlı tüketiminde Güney Afrika ülkelerine benzer bir çizgi izler. Birçok meyvenin doğal yetişme alanı olan bu coğrafyada, meyveli tatlılar oldukça sevilir. Kurutulmuş meyvelerden yapılan tartlar, cevizli ve karamelli kekler, krema ile süslenen yöresel meyveler tercih edilen tatlılardandır. Bunun yanı sıra yine yöresel meyve aromaları, şeker ve dondurma yapımında sıklıkla kullanılmaktadır.
BOTSVANA’DA EKMEK, MAKARNA VE BİSKÜVİ
Mısırın temel gıda olarak kullanıldığı Botsvana’da, ekmek yapımı için yıllardır un ithal edildiği biliniyor. Ulusal yemek kültüründe de ekmeğin geniş bir yeri vardır. Tıpkı diğer Güney Afrika ülkeleri gibi Botsvana’da da mısır, darı ve akdarı lapası başlı başına bir yemek kabul ediliyor.
Darı ve mısırın yanı sıra buğday ve pirinç gevreği ya da lapası da sıkça tüketiliyor. Ancak buğday ve pirinç dışarıdan ithal ediliyor. Mısır, sorgum, buğday ve pirinç ile yapılan yöresel yemekler bir hayli fazladır. Yöresel bir yemek olan “matemekwane” ithal ekmek unu ile yapılan bir hamur köftesidir. Bir diğer yöresel yemek olan “magvinya” ise arpa kullanılarak elde edilen köftelerin, kızgın yağda kızartılması ile hazırlanır.
Birçok meyvenin doğal olarak yetiştirildiği Botsvana’da kek yapımı oldukça popülerdir. Meyve çeşitliliğinin tatlı kültürünü etkilemiş olduğunu söyleyebiliriz. Tava keki, süt ve şeker eklenerek yapılan mısırlı tatlılar bölgenin mutfağına has tatlı çeşitleridir.
Botsvana’da makarnanın, giderek artan bir beslenme alışkanlığına dönüştüğünü görebiliriz. Genellikle buğday unu ve mısır unu ile hazırlanan makarnalar, ithal un ihtiyacının da artmakta olduğunu göstermektedir.
ZAMBİYA’DA EKMEK, MAKARNA VE BİSKÜVİ
Diğer Güney Afrika ülkelerinde görülen yemek kültürü Zambiya’da da karşımıza çıkmaktadır. Her ne kadar her ülkede farklı bir isim ile anılsa da, pişmiş
mısır unu ile hazırlanan “nshima” bölgenin en sevilen yemeğidir. Nshima, şeker katılarak sıvı halde sunulduğunda, kahvaltı için beğeniyle tüketilen bir gıdaya dönüşür. Patates püresi ile birlikte sunulduğunda ise güzel bir akşam yemeği olarak tercih edilmektedir.
Zambiya mutfağında da en temel gıdaların pirinç, mısır ve sorgum olduğunu söyleyebiliriz. Ülkenin batısına doğru gidildikçe kahvaltıda ve akşam yemeklerinde kullanılan gevrek ve lapaların daha çok pirinçten yapıldığını görmekteyiz. Ekmek tüketimi ise diğer Afrika ülkeleri ile benzerlik göstermektedir. Mısır ekmeği zaman içerisinde giderek daha çok tüketilir olmuştur. Bunun yanında buğday ekmeği de oldukça popülerdir. Buğday ihtiyacının artması Zambiya hükümetinin buğday ve buğday unu ihracatını yasaklamasına sebep olmuştur. Bugün, ülkede yerel endüstriyi artırmaya yönelik girişimler yapılmaktadır.Hazırlanması oldukça kolay olan “noodle” makarnalar, Zambiya’da giderek yaygınlaşmaktadır. Bölgede buğday ve mısır üretimine gösterilen ilgi nedeniyle makarna ve bisküvi gibi ürünlerin üretimi de ilgi çekici bir alan haline gelmiştir.
MALAVİ’DE EKMEK, MAKARNA VE BİSKÜVİ
Diğer Afrika ülkelerine nazaran kendine has mutfağı ile dikkat çeken Malavi’de, deniz ürünlerinin tüketiminin yanında mısır, sorgum, patates ve şeker de oldukça önemli gıda türleridir. Bol nişastalı bir bitki kökü olan manyok unu ile yapılan lapa yemekler ise oldukça popülerdir. Tıpkı Zambiya’da olduğu gibi yılın her mevsimi ve günün her öğününde ilgiyle tüketilen gevrekler ve lapa yemekler, Malavi’de de beğeniyle tüketilir. “Nshima” adı verilen ve buğday, mısır, pirinç ya da manyok kökü ile hazırlanan bu yemekler, Malavi’de özellikle etli yemeklerle birlikte tüketilir.
Yöresel bir yemek olan “Mandasi” sokakta, ayaküstü tüketilen atıştırmalık yiyeceklerden biridir. Buğday unu, şeker, yumurta ve su ile hazırlanan Mandasi oldukça sevilen tatlı bir çörek türüdür. Bazen muz ya da tatlı patates ile karıştırılarak hazırlanan bu çörekler, Malavililerin temel tatlı tercihini en iyi şekilde yansıtmaktadır.
Makarna tüketiminde Malavi’nin her yıl artan bir grafik çizdiğini söyleyebiliriz. Birleşmiş Milletler’in verilerine göre 2010 yılında 87 bin kg olan makarna ithalatının 2011 yılında 157 bin kilograma çıktığını görmekteyiz.
ZİMBABVE’DE EKMEK, MAKARNA VE BİSKÜVİ
Birçok Güney Afrika ülkesi gibi Zimbabve’de de beslenme alışkanlıkları, gevrek ve lapa yemeği yapılabilecek tahıllara dayanmaktadır. Zambiya ve Malavi’de “Nshima” olarak adlandıran yemekler, Zimbabve’de “Mealie” olarak karşımıza çıkar. Genelde yerfıstığı ezmesi, süt ya da tereyağı ile tatlandırılan bu yemeklerin ana malzemesini mısır ve buğday gibi tahıllar oluşturuyor.
Kurutulmuş meyvelerin, un ile yapılan tava keklerinin ve sandviçlerin beğeniyle tüketildiği Zimbabve mutfağında, İngiliz yerleşimcilerin etkisi belirgindir. Kahvaltıda tahıl gevreği, sandviç ve çay tüketimi İngilizlerden alınmış özelliklerdir.
İklim koşullarının tarımsal faaliyetleri olumsuz etkilediği ve tahıl üretiminin ihtiyacı karşılayamayacak düzeyde olduğu Zimbabve, Birleşmiş Milletler’in gıda krizi başlığı altında incelediği bir ülkedir.
MOZAMBİK’TE EKMEK, MAKARNA VE BİSKÜVİ
Portekiz kültürünün etkilerini barındıran Mozambik mutfağında, baharatlı, pirinçli yemekler ve mısır ekmeği bir hayli önemli yere sahiptir. Ana yemek olarak sevilerek tüketilen deniz ürünlerinin yanında mısır ve pirinç lapası sunulur. Sokaklarda atıştırmalık olarak satılan ve Arap kültüründen geldiği tahmin edilen çöreklerin sıkça tüketildiği bilinmektedir. Yöresel ekmeklerin yanında çeşitli sandviçleri de tüketmekten hoşlanan Mozambikliler, yemeklerinde Portekiz ve Arap mutfağının ana malzemelerini kullanmayı tercih etmektedirler. Kahvaltılarda mısır ve pirinç kullanımının da bu kültür birleşimi ile yayıldığı düşünülmektedir.
Cevizli ve patatesli keklerin özel günlerde tatlı olarak tüketildiği bilinmektedir. Bölgeye yerleşen Katoliklerin etkisi ile yayılan çeşitli dini bayram ve kutlamalarda, “Bolo Palana” isimli keklerin yapılması adet haline gelmiştir. Un, yumurta, patates, krema ve ceviz ile yapılan bu kekler, en sevilen tatlılardan biridir.
Portekiz ve Arap mutfağından aldığı malzemelerle kendi mutfağını zenginleştiren Mozambik’te makarnaların domates, sarımsak ve çeşitli baharatlar katılarak hazırlanan soslarla ya da çok sevilen deniz ürünleri ile servis edildiğini söylemek mümkündür.
MADAGASKAR’DA EKMEK, MAKARNA VE BİSKÜVİ
Madagaskar’ın temel besin maddesinin pirinç olduğu bilinmektedir. Yerli halkın yıllar içinde tahıllarla hazırlanan zengin bir mutfak oluşturduğu gözlenir. Et yemeklerinin yanında sevilerek tüketilen pirinç, ülkedeki restoranların temel sunumudur. Ülkedeki Fransız kültürünün etkisiyle pirincin yerini zaman zaman kızartmalar alsa da pirinç tüketimi hala Madagaskar halkının en çok tükettiği besin maddesidir.
Madagaskar’da Çin yemeklerinin de revaçta olduğu bilinmektedir. Giderek artan hazır makarna ve noodle tüketimi de bunu destekler niteliktedir. Tüm Afrika’da olduğu gibi Madagaskar’da da yemeklerin büyük kısmı etten ziyade tahıllara ve fasulye gibi bakliyatlara dayanmaktadır. Noodleların ise sık sık pirincin yerine kullanılmaya başladığı gözlenmektedir. Haşlanarak ya da kızartılarak hazırlanan noodlelar, yöresel sebzelerle servis edilir.
Madagaskar’da çok çeşitli kek ve çöreklerin tüketildiğini söylemek mümkündür. Şeker katılmış pirinç ununun, kalıplara dökülüp odun ateşinde pişirilmesi ile elde edilen Madagaskar ekmeği oldukça meşhurdur.
Daha şekerli bir seçenek olan “Koba akondro” ise ezilmiş muz, bal ve
mısır ununun muz yapraklarına sarılıp pişirilmesi ile hazırlanmaktadır. Meyvelerin bolluğu ve adanın vanilyanın anavatanı olarak tanınması, hiç şüphesiz Madagaskar’ı tatlı ve şekerli gıdaların tüketimini seven bir ülke yapmaktadır.