BLOG

İklim değişikliği, kuraklık ve Mardin’de Hasat Sonrası…

03 Ağustos 20217 dk okuma

Dünyamız adeta doğal afetlerin pençesinde. Bir yanda dünya genelinde etkili olan kuraklık ve beraberinde getirdiği ürün kaybı yaşanıyor. Diğer yandan başta Çin ve Almanya ağırlıklı olmak üzere dünyanın birçok yerinde yaşanan büyük yangın sel felaketleri yüzlerce insan ve hayvanın hayatını mal olurken ekili arazileri ve şehirleri adeta harap ediyor.

Mustafa Yağmurlu BBM MAGAZINE

Ülkeler son iki yıldır COVİD-19 ile mücadele ederken göz göre göre geliyorum diyen küresel ısınma ve beraberinde yaşanan doğal afetler ülkemizde de maalesef etkili olmaya devam ediyor. Ülkenin bir yanı kuraklıkla kavrulurken diğer yanı sel felaketleriyle adeta sarsıldı. Güneydoğu ve Doğu Anadolu, İç Anadolu, Akdeniz ve Ege Bölgesi’nin bir bölümü çok şiddetli kuraklık yüzünden bu yıl özellikle buğday ve arpa üretiminde ciddi rekolte düşüşü yaşandı.

Karadeniz Bölgesi’nde ise Rize, Artvin, Giresun gibi yerleşim yerlerinde sel felaketi nedeniyle can ve mal kayıpları yaşanırken bu felaket şehirlerimizde büyük yıkımlara sebep oldu. Almanya, Belçika başta olmak üzere Avrupa ve Çin’de sel felaketleri daha fazla yıkıma sebep oldu. Gezegenimizin maruz kaldığı bu doğal afetler bir ülkenin değil bütün Dünyanın en önemli sorunu olan iklim değişikliğine bağlı olarak yaşanıyor.

Pandemi ve kuraklığın olumsuz etkilerinin hüküm sürdüğü bu dönemde sektörün sorunlarını dile getirmek için 1.5 yıl aradan sonra Mezopotamya’nın kadim şehri Mardin büyük bir organizasyon ev sahipliği yaptı.

Pandemi kısıtlamalarının gölgesinde geçen uzun bir aradan sonra online toplantılardan sıkılan yüzlerce katılımcının rağbet ettiği DUNSAD ve GUSAD’ın Mardin’de düzenlediği “21/22 Hasat Yılı ve Sonrası” temalı toplantı çok yoğun bir katılımla gerçekleşti. Toplantıda; un ihracatına yönelik riskler, iç piyasadaki sorunlar, buğday üretimi, kuraklık ve etkileri üreticiler, uzmanlar ve sektör temsilcileri tarafından tartışılarak, çözüm yolları arandı.

[caption id="attachment_6583" align="alignnone" width="660"] DUNSAD ve GUSAD’ın Mardin’de düzenlediği “21/22 Hasat Yılı ve Sonrası” toplantısı çok yoğun bir katılımla gerçekleşti.[/caption]

Kuraklığın büyük rekolte kayıplarına yol açtığı bölgenin iki büyük derneği tarafından düzenlenen toplantıyla un sanayicileri yaşadığı sorunları çözüm mercilerine ulaştırma imkanı buldu. Özellikle un sanayicilerinin basına kapalı gerçekleştirdiği toplantıda sorunlar bir sonuç bildirisiyle Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürü Ahmet Güldal’a sunuldu. Güldal, Toprak Mahsulleri Ofisi olarak un sanayicisini rahatlatacak adımlar atma sözü verdi.

Bölge sanayicinin en büyük sorunlarının kuraklık, hammadde temini ve artan fiyatlar olduğunu iki günlük izlenimlerim sonucunda konuştuğumuz her iş insanı dile getirdi. Aslında toplantının amacı da, hammadde teminiyle ilgili kamu kesimiyle bir işbirliği yapıp bu süreci fazla hasara uğramadan, gerek iç piyasada gerek dış piyasada sıkıntı oluşturmasına izin vermeden bertaraf etmekti.

Kamu temsilcileri, sanayici, buğday alıcısı ve satıcısı, çiftçi velhasıl sektörün bütün paydaşlarının büyük rağbet göstererek bir araya geldiği toplantıda sorunlara çözüm aranmaya çalışıldı. “Toplantıda oluşan havaya ve verilen mesajlara bakılırsa hedefimizi yasalar çerçevesinde yaparken devletle güç birliği içinde bu zor zamanları hasarsız atlamaya çalışacağız” diyor Güneydoğu Un Sanayicileri Derneği Başkanı Mesut Çakmak. Tarımdaki en büyük sorunun arazilerin küçük parçalardan oluşması ve sulak arazinin azlığı olduğuna dikkat çeken Çakmak, ülke genelinde toprak reformunun şart olduğunu söylüyor.

[caption id="attachment_6612" align="alignnone" width="660"] Mardin’de düzenlenen “21/22 Hasat Yılı ve Sonrası” toplantının sonunda katılımcılar ve sponsorlar hatıra fotoğrafı çekti.[/caption]

Zor zamanlarda gerçekleşen Mardin toplantısıyla bölge sanayicisi ve üreticisi devletin desteklerini arkalarından hissetti diyebilirim. Toplantıya Türkiye İhracatçılar Meclisi Baş kanı İsmail Gülle, TMO Başkanı Ahmet Güldal, TMO, TİM ve İhracat Genel Müdürlüğü yetkilileri, dernek üyeleri ve bölgenin önemli makarna ve un sanayicileri katıldı. Panelde rekolte kaybının buğday genelinde %30’larda olduğu vurgulanırken, buğday ekimindeki azalmanın ciddi sıkıntı doğurduğu ve yeterlilik sorunu başladığı vurgulandı.

YENİ ÜRETİM MODELLERİNE İHTİYAÇ VAR

GUSAD Onursal Başkanı Erhan Özmen, Türkiye buğday ihtiyacının 18 milyon ton, buğday ekim alanının 7,2 milyon hektar olduğunu ve 20/21 hasat döneminde buğday üretiminin 17 milyon ton olarak gerçekleştiğini belirtti. Toplam un, makarna, bulgur ihracatının 6,6 milyon ton olduğu 2020 senesinde, buğday ithalatının da 9,75 milyon ton olduğunu belirten Özmen, buğday üretiminin arttırılması için çiftçiyi yeniden buğday ekimine yöneltecek inisiyatiflerin alınması gerektiğini belirtti. Aksi takdirde ekim alanlarının daha da daralabileceği uyarısında bulundu. Buğday ekim ve üretimini artırmak için 2 milyon hektar civarı ekilmeyen boş arazilerin üretime kazandırılması gerektiği, bunun için kırsala yönelik yeni üretim modellerine ihtiyaç olduğu ve iklim değişikliğinin tehdit ettiği bölgelerde sulama yatırımlarının tamamlanması gerektiğinin önemi vurgulandı.

[caption id="attachment_6606" align="alignleft" width="210"] GUSAD Onursal Başkanı Erhan Özmen, TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal'a toplantının sonuç bildirisini takdim etti.[/caption]

Erhan Özmen’in, “Deniz bitti. Dünyada biz bize rakibiz. Dünyada en ucuz unu satarak un ihracatında birinci olmamızın bir yararı yok. Tek düze un satma dönemi bitti. Markalı ve katma değerli ürünler satarak ülkeye daha çok hizmet edebiliriz. Uncu birlik olmalı, TİM bünyesinde Un ve Unlu Mamuller Tanıtım Grubu kurulmalı” sözleri katılımcılardan büyük alkış aldı. Bu alkışlar sektörün dış pazarlarda gerçekten tanıtıma ihtiyaç duyduğu şeklinde yorumlandı.

DUAYEN SANAYİCİDEN KORKUTAN GERÇEKLER

Un ihracatçısı olarak ürün sattıkları birçok ülkenin bugün kendi un üretim tesislerini kurduğunu ve kurmaya devam ettiğini belirten Erhan Özmen, şu anekdotları paylaştı:

Buğday üreten bir Türkiye’nin her zaman sanayicisine bir desteği vardı. Ancak gelinen süreçte hızla buğday ekiminden uzaklaşmalar oluyor. Ülkemizde uzun yıllar ortalamasına baktığımızda ekim alanları daralırken biz çiftçimizi dünya üzerindeki fiyatlarla ile desteklemeye çalışmışız. Türkiye buğday fiyatları uzun yıllar ortalaması 320 dolar. Ancak daha sonra ekmeğin enflasyona etkisi göz önünde bulundurularak bu uygulamadan vaz geçilmiş. 2017-2018 yılları çiftçinin buğdaydan küsüp, tarladan çekildiği yıllar olmuştur. Bu dönemde buğdaya verilen fiyatlar kur artışı ve enflasyonun altında kalmıştır.

Bizim çiftçiyi tarlaya çekmemiz lazım. Bu kadar ekim alanı olan ülkenin buğday ithalatçısı olmaması lazım. Biz özümüze dönmeliyiz. Buğday bizim vaz geçilmezimiz. Ekmekten baklavaya, makarnadan bisküviye, pideden böreğe kadar birçok unlu mamul üretiyoruz. Hasat dönemine girerken TMO’nun stokunda en az 2-3 milyon ton buğdayı olmalı.

[caption id="attachment_6624" align="alignnone" width="660"] Panelistlere günün anısına plaket takdim edildi.[/caption]

Her şeyin fiyatı yükseliyorsa ekmek fiyatı da yükselmeli. Eğer enflasyon endişesiyle bu fiyat baskı altında tutuluyorsa buna başka formül bulunabilir.

UN İHRACATÇISI EXİMBANK KREDİSİNDE KOLAYLIK İSTİYOR

Toplantının bir diğer dikkat çeken önemli konusu ise un ihracatçısının yaşadığı finansal sorunların çözümüne yönelik GUSAD Başkanı Mesut Çakmak’ın talebi oldu. Çakmak, un ihracatçısının Eximbank kredilerine erişmede sorun yaşadığını belirterek, krediye ulaşmanın önünün açılmasını istedi. Özellikle küçük ihracatçının ihracatta finansman sıkıntısı yaşadığını anlatan Çakmak, “Güçlü şirketler Eximbank kredisine kolay ulaşıyor. Küçük firmalar Eximbank kredilerine teminat mektuplarıyla ulaşabiliyor. Küçük firmalar Kredi Garanti Fonu ile desteklenirse önümüz açılır. Sayın TİM Başkanımız İsmail Gülle’den sesimizi bakanlarımıza ve Sayın Cumhurbaşkanımıza ulaştırmalarını istiyoruz” diyerek taleplerinin Ankara’ya ulaştırılmasını istedi.

Un ihracatında Irak pazarının artık yetmediğine dikkat çeken duayen sanayici şu uyarıda bulundu: “Gün gelecek sadece Irak ile bu iş yürümeyecek. Biz şuanda taşıma su ile değirmen döndürüyorsak bile bunun sürdürülebilir olduğunu düşünmüyoruz. Bizim kurtuluşumuz deniz aşırı ülkelere açılmakla olur.”

TİM Başkanı İsmail Gülle ise yönetiminde olduğu Eximbank’ı çalışma şeklinde yanlışlık olduğunu kabul ettikleri için Eximbank yapısını değiştirmek için çalışmalar yaptıklarını söyledi. Eximbank kredilerinin projelere verilmesi ve daha geniş kesimlere ulaşması için bir paket hazırlandığını ifade etti. 2020 yılında 1.3 milyar dolarlık un ihracatı gerçekleştiğini vurgulayan İsmail Gülle, bu yılın ilk 6 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15’lik bir artış olduğu bilgisini verdi.

BİZ ELİMİZİ, SANAYİCİ GÖVDESİNİ TAŞIN ALTINA KOYMUŞ

Toplantıda her kesin konuşmasını merakla beklediği kişi ise şüphesiz TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal idi. Toplantıda dile getirilen sorunların çözümü için burada olduğunu ifade eden Gülda, pamdemi ve kuraklığın olumsuz etkilerinin hüküm sürdüğü bu dönemde sektöre daha fazla destek olmaya gayret edeceklerini kaydetti.

Her türlü senaryoya karşı hazırlık yaptıkları bilgisini paylaşan TMO Başkanı, bu yılın sektör için zor bir yıl olduğunu, her türlü senaryoya karşı hazırlık yaptıklarını ve buğday fiyatlarının ton başına 3 bin lirayı geçmesine izin vermeyeceklerini söyledi. Kendilerinin sektörün kamu tarafında olduklarını ve elini taşın altına koyduklarını kaydeden Güldal, sektör içinde yer alan sanayicilerin ise adeta gövdelerinin taşın altına olduğunu vurguladı. TMO Genel Müdürü Güldal’ın verdiği bilgilere göre, Ofis, piyasada denge ve istikrarı sağlamak amacıyla müdahalelere ve regülasyon görevine gelecek yılki hasat başına kadar devam edecek. Un fiyatlarını dengede tutmak için geçen yıl uyguladığı taahhüt sistemine bu yıl da devam etmeyi düşünüyor. Ancak satışa sunduğu ürünlerin ikinci ticarete konu olmasını istemiyor.

‘İTHAL BUĞDAY, BÖLGE OFİSLERİNE TAŞINSIN’

Toplantıya ev sahipliği yapan Mardinli sanayicilerin konukseverliği takdire şayandı. Bölge insanının sorunlarını anlatırken yaşadığı mahcubiyet ve çözüm için verilen sözlere karşı ne denli güven duyduklarını görmek yarınlar açısından umut veriyor.

Dicle Un Sanayicileri Derneği (DUNSAD) Başkanı Veysi Duyan, bu anlattıklarımıza çok iyi örnek teşkil ediyor. TMO’nun ithal ettiği ürünleri belli başlı limanlara indirdiğini, ithal buğdayın limanların yanı sıra TMO’nun bölge ofislerinde de satılmasını isterken ne denli mahcup olduğunu gördüm. İthal buğdayın limanlardan alınmasının rekabette kendilerini olumsuz etkilediğini ifade eden Duyan, “Bu sene kuraklıktan dolayı yetimiz. Bizi görmezden gelmeyin. Mersin ve İskenderun limanlarına mal indirmek yerine Ceyhan ve daha yakın limanlara indirin. Ayrıca navlun maliyetinden kaynaklanan bölgesel fiyat farklarının önüne geçilebilmesi için, TMO, ithal ettiği buğdayı, limanlar dışında Ofis’in Bölge depolarında bize satsın” talebinde bulundu.

TMO Genel Müdürü Güldal, DUNSAD Başkanı Veysi Duyan’ın bu talebinin dikkate alınacağını dile getirdi.

Zor bir zamanda yapılan “21/22 Hasat Yılı ve Sonrası” Mardin toplantısı, birçok sorunun çözümüne katkı yapar umarım…

Etiketler
#Maya #un
Makale Kategorisindeki Yazılar
28 Kasım 20196 dk okuma

Makarna endüstrisi için durum buğdayı dizaynı

Bu makalede; durum buğdayı ile ilgili güncel rakamlar, zengin pazarlar için durum dizaynı ve bu tre...

31 Aralık 20212 dk okuma

Makineleşmenin ülkemize ve tarıma yansımaları