Hamur işleme teknolojileri yoğurmaya kıyasla daha yoğun değişimin ve gelişimin görüldüğü alan olarak öne çıkmakta. Üretimin ustalık isteyen, hamur işleme aşamasına çözüm sunan teknolojiler, işletmelere üretim kolaylığı kapasite ve kalitede devamlılık sağladığı, bunu yaparken de düşük maliyetlerle şirket karlılığına katkı sunduğu için, her geçen gün üreticiler otomasyon çözümlerine yönelmekte.
Ali Can Üresin
Dış Ticaret Mühendisi
Ekmak Makine
Unlu mamul üretimin ilk ve önemli aşamalarından biri olan hamur yoğurma işlemi binlerce yıl çok büyük değişim geçirmeden bugünlere ulaşmış olsa da özellikle son yıllarda kaliteli nihai ürünü doğru zaman ve miktar ile üretimini sağlamak için birçok yeniliğe imza atıldı. Uzun yıllar yaygın olarak kullanılan çatal kollu hamur kazanları yerini spiral kollu, süre ve yön ayarlı spiral hamur mikserlerine bırakıyor. Hamur yoğurmada kullanılan ekipman ve karıştırma metodu, üretim süreç ve zamanlamaları, hamurun içeriği, dinlendirme-işleme süreçleri, ortam, su ve hamur sıcaklığı gibi birçok detayı önemli kılmaktadır. Nihai ürünün standartlarının garanti altına alınması ve kalitede devamlılığın sağlanması, günümüzün verimli işletmelerini üretimin her aşamasında koşulların kontrolüne zorlamaktadır. Daha çok ürünü, doğru zamanda müşteriye sunma baskısı; soğutma sistemli hamur mikserlerinden, bıçaksız yoğurma yapan mikser modellerine, kaldırma devirme sistemli modellerden, sıcaklık takibi ve kontrolü yapan modeller gibi birçok yenilik sektörün kullanımına sundu.
Son yıllarda özellikle artan sağlıklı beslenme bilinci ile Türk ekmekçiliği ve üretim sistemleri değişim geçirmektedir. Yüksek kapasitede kaliteyi arka planda tutan, hijyen ve süreç kontrolü olmaksızın üretim yapan mahalle fırınlarından, butik üretimler diye niteleyebileceğimiz, özenli üretim-kaliteli iyi ürün iddiası ile sektöre hizmet veren hamur üretim haneleri, hamur yoğurma teknolojileri konusunda yenilik talep etmektedir. Butik üretim ve gösterişli sunum ile albenisi olan bu tarz işletmeler, vitrin düzenlemesi ve mekânın görselliğiyle ön plana çıkmaktadır. Bununla beraber yüksek adetli üretim yapabilen yüksek otomasyonlu sistemler kullanan devamlı üretim hatları, el değmeden birçok ekmek ve unlu mamulün üretimini mümkün kılmakta, her geçen gün gelişen teknoloji ve mühendislik becerisi ile sektöre ve topluma katkı sağlamaktadır.

Yüksek kapasiteli üretim yapan işletmeler müşteri bulmak için farklı pazar arayışlarına gitmekte, sahip oldukları geniş pazarlama ve satış ağlarıyla diğer bölgelerdeki üreticilerin pazarlarına müdahale yoluyla haksız rekabet koşulları oluşturabilmektedir. Sevdiğim bir benzetmeyi paylaşmakta fayda görüyorum; ‘Bir ürün üreteceksen ya bir milyon adet üret ve bir dolardan sat, ya da bir adet üret ve bir milyon dolara sat.’ Asla ama asla arada kalma. Bu metafordan yola çıkarsak ve ekmekçilik üretim teknolojileri temelinde ideal ekmek ve unlu mamul üretim sisteminin, çeşit ürünlerin butik üretimde iyi ekipman ve makinalar kullanılarak yüksek karlı ürünlerin perakende satılması veya yüksek otomasyon ve kapasitede çalışan üretim makinaları ile düşük maliyette üretilerek satılması anlamına geliyor.
Günümüz ekmek ve unlu mamul üretimlerinde, süreç ve koşulların takip ve kontrolü özellikle önemli hale gelmiş görünüyor. Ekmak Makina olarak, işletmesine kar sağlayan, düşük bakım gider ve dayanıklı yapısal tasarım ile hizmet veren üretim ekipmanları sunarak, ekmek fırın ve unlu mamul üretimi yapan işletmelerin yanında yer alıyoruz. Tüm süreci hamur hazırlama işlemi başta olmak üzere, hamurun işlenmesi, dinlendirilmesi ve pişirmesi dahil, nihai ürün kalitesini artıracak. Tasarım, mekanik ve işlevsel tüm detayları göz önüne alan fırın makine çözümleri sunuyoruz.
KALİTEMİZ SAYESİNDE MÜŞTERİLERİMİZ BİZE YENİ MÜŞTERİLER KAZANDIRIYOR
Üretime değer katacak, üretim kalitesini artıracak ve işletmenin üretim maliyetlerini düşürerek, karlılığına ve dolaylı olarak iş başarısına katkı sunacak tüm makine çözümlerinde Ekmak Makina olarak sektöre katkı sağlıyoruz. En temel tüketim ürünü olan ekmek üretimini dünyada belli hijyen ve kalite standartlarına ulaştırmak, tüketiciye doğru koşullarda ulaştırabilmek için Avrupa ülkelerinden Avustralya’ya, Türki cumhuriyetlerden Afrika’ya birçok pazarda hizmet veriyoruz. Sektörün çalışma şekli nedeniyle gereklilik olduğuna inandığımız uzun süre ve zor koşullar altında hizmet verebilen, dayanıklı ve kolayca kullanılabilen makinaları işimizin merkezinde tutuyoruz. Kaliteli parçalar ve işinde tecrübeli kadro ile tecrübemizin verdiği deneyim ile doğru ekipmanı müşteriler ile buluşturuyoruz. Temel ilkemiz mutlu müşteriler yaratmaktan geçiyor. Bu strateji ile her mutlu ve üretimi ile değer yaratan müşteri, bize yenilerini kazandırıyor.

Ekmek ve unlu mamul makinaları sektöründe iki alanda gelişme olduğunu düşünüyorum. Bunlar, esnek üretim imkânı sunan kapasiteli üretim hatları ve belli fonksiyonda görev yapan iş istasyonları. Bu alanlarda üretim yapan firmaların gelişim göstermesinin temel nedeni hizmet verdiği müşteri modelinin iş karlılığının ve ürettiği ürün kâr marjının yüksek olması. Üretime yardımcı olarak değer katan ya da tüm üretim sürecini işçiliğe dayanmaksızın mümkün kılarak üretim maliyetlerini azaltan ekipmanlar kullanan işletmelere, değer kattığı ve fayda sağladığı her noktada gelişme potansiyeli gösteriyor.
KALİTELİ MAKİNA, KALİTELİ ÜRÜN
Öte yanda yüksek fiyat rekabeti ve çok sayıda firmanın faaliyet gösterdiği ana akım üretim grubu olarak nitelediğimiz, sektörün temelini oluşturan üretim makinaları uzun süredir teknoloji anlamında ciddi gelişim göstermemekte. Bu rekabetçi alanda firmaların başarısını belirleyen, fabrika yatırımları ile üretim maliyetlerini aşağı çekip, satış pazarlama faaliyetleri ile destekleyerek, iyi ürün ve iyi satış sonrası hizmet ile sektöre hizmet vermek üzerinden geçiyor. Üretim kalitesi konusunda birçok sektör gibi ekmek ve unlu mamul üretim makinaları, tüketme alışkanlıklarımızla şekillenen kullan at ve değiştir kültürü, daha çok tüket, daha çabuk tüket, üretim makinaları konusunda da düşük fiyat ürünlere talebi artırmış görünüyor. Sektörde düşük fiyatlı, kalitesiz birçok ürünün yaygın olarak kullanıldığını görüyoruz. Sektörün ihtiyaçlarına göre üretim yapan, kolay arıza vermeyecek yapıda güvenilir, doğru çalışan, standartlara uygunluk gösteren, mekanik-elektriksel güvenlik, hijyen ve sarfiyat konuları göz önüne alınarak tasarlanmış, doğru fiyatlama ile müşteriye ulaşan ürünler firmalara başarının yolunu açar. Kullanıcı tarafında işletmeye değer katan, üretim faaliyetlerini destekleyici veya üretimi kolaylaştıran, düşük servis maliyeti ve ekipman fiyatı ile ulaşılabilir ürünler tercih edilmekte.
Hamur işleme teknolojileri yoğurmaya kıyasla daha yoğun değişimin ve gelişimin görüldüğü alan olarak öne çıkmakta. Üretimin ustalık isteyen, hamur işleme aşamasına çözüm sunan teknolojiler, işletmelere üretim kolaylığı kapasite ve kalitede devamlılık sağladığı, bunu yaparken de düşük maliyetlerle şirket karlılığına katkı sunduğu için, her geçen gün üreticiler otomasyon çözümlerine yönelmekte. Bu noktada geleneksel işçiliğe bağlı üretimden, makine hatları ile seri üretime geçişi sağlayan temel faktör, işletmelerin kapasite artırma isteği, yetişmiş personel sıkıntısı ve kalite seviyesinin sürekli kılınması olmakta.
Gelişen mobil teknolojiler sayesinde her geçen gün globalleşen dünyada bayi ve satış yapılanması olmaksızın, ürünlerin satışı ve kullanıcıya ulaşması mümkün oldu. Bu durumun iki tarafı bulunmakta, iyi tasarlanmış, doğru kalitede ürünler, kolaylıkla son kullanıcıya ulaşırken, pazara girişin kolay oluşu, düşük maliyetlerle üretim yapan, merdiven altı dediğimiz, düşük kalite, düşük fiyat ürünleri müşteriye ulaştırabilmekte. Hiçbir standart, mühendislik ve iş gerekliliği olmaksızın faaliyet gösteren birçok firmanın bulunduğu alanda, sektörde doğru faaliyet gösteren, doğru kalitede malzeme, parça, kadro, teknoloji ve makina yatırımı ile üretim yapan, satış, pazarlama, satış sonrası faaliyetler ile hizmet veren firmalara zarar verebilmekte. Genel olarak Türkiye’nin problemi olan; iyi iş yapan bir işletmenin hemen yanında kısa sürede taklit işletmelerin açılması, açık pazar ekonomisi ve tüketici açısından fiyat rekabetiyle iyi olsa da ürün kalitesi ve inovasyon anlamında kötü bir durum yaratmaktadır. Bunun stratejik planlama ve düzenlemelerle, uzun vadeli yaklaşım, yetkin ve öngörülü yetkililer sayesinde çözülebilecek bir sorun olduğuna inanıyorum.
Çevre ve insan odaklı üretim ve iş yapma kültürü ile faaliyet gösteren Ar-Ge ve inovasyonu ön planda tutan şirketlerin Türk makinacılığında daha etkin yer almasını umuyorum. Dönemsel hedefler, satış kotaları, karlılık hedefleriyle çevre ve insanı içinde yaşadığımız dünyaya “işletme başarı-kar maksimizasyon” denklemlerinde yer vermeyen şirketlerden uzaklaşmak, doğru ticaret ahlakıyla yetişmiş, esnek ve hızlı tepki gösterebilen küçük-orta ölçek şirketlere daha çok ihtiyaç duyduğumuza inanıyorum. Sadece şirketlerin kurumsal web sitelerinde lafta kalmayan, çevre ve insan sevgisi temelli, tüm faaliyetlerini dünyanın sorunlarına yönelik çözüme katkı sunacak, sorumluluk alacak, doğrudan insana dokunan şirketlerin uzun vadede başarılı olacağına inanıyorum. Ortaklık ve paylaşım kültürünün arttığı bir toplum temennisiyle sağlıklı ve mutlu günler diliyorum.